PANDEMİ SONRASI 9 TEKNOLOJİ TRENDİ
Günümüzde teknoloji o kadar hızlı adımlarla gelişiyor ki bu gelişme son noktaya gelene kadar daha hızlı değişim ve ilerlemeyi mümkün kılıyor. Ancak, gelişen yalnızca teknoloji trendleri ve en iyi teknolojiler değil. COVID-19’un patlak vermesi, çok daha fazla alanda değişimi beraberinde getirdi. BT profesyonelleri; bu süreçte ve yarın temassız dünyada rollerinin aynı kalmayacağını fark etti. 2020-21’de bir BT profesyoneli, sadece isteğiyle değil zorunlu olarak da, pandeminin getirdikleriyle sürekli yeni şeyler öğrendi ve öğrenmeye devam ediyor.
Bu sizin için ne anlama geliyor? Bunun anlamı; yeni teknoloji trendleri ile güncel kalmak zorunluluk demektir. Yarın güvenli bir işi garantilemek için hangi becerileri bilmeniz gerektiğini ve hatta oraya nasıl gideceğinizi öğrenmek için geleceğe göz kulak olmak anlamına gelir. Pandemi dünya nüfusuna boyun eğdirdi, küresel düzeyde BT nüfusunun çoğu evden çalışıyor. Evde zamanınızı en iyi şekilde değerlendirmek istiyorsanız, işte 2021’de izlemeniz ve denemeniz gereken en iyi 9 yeni teknoloji trendi ve bu yeni teknoloji trendlerinin ortaya çıkaracağı yeni iş alanları ile ilgili yazımızın ilk bölümü… İyi okumalar
YAPAY ZEKÂ (AI) VE MAKİNE ÖĞRENİMİ
Yapay Zekâ veya AI, son on yılda zaten çok fazla ilgi gördü. Görüntü ve konuşma tanıma, navigasyon uygulamaları, akıllı telefon kişisel asistanları, sürüş paylaşım uygulamaları ve çok daha fazlasındaki üstünlüğü ile zaten biliniyor. Nasıl yaşadığımız, çalıştığımız ve oyun oynadığımız üzerindeki kayda değer etkileri nedeniyle de yeni teknoloji trendlerinden biri olarak yazımızdaki yerini alıyor.
Yapay Zekâ yukarıda saydığımız bilinen yönleri dışında, altta yatan bağlantıları ve iç görüleri belirlemek, yetkililerin kaynak kullanımı hakkında daha iyi kararlar almasını sağlamak, sağlık gibi hizmetlere olan talebi tahmin etmeye yardımcı olmak ve yakınlardaki verileri analiz ederek değişen müşteri davranışlarını tespit etmek, etkileşimleri analiz etmek için daha fazla kullanılacaktır.
2025’te bilişsel ve yapay zekâ sistemlerine yönelik küresel harcama 2021’de ki 57 milyar ABD dolarının üzerine çıkarak 190 milyar dolarlık bir endüstriye dönüşecek. Yapay zekânın sektörler arasında yayılmasıyla; geliştirme, programlama, test, destek ve bakım alanlarında yeni iş alanları ortaya çıkacak. Öte yandan, Yapay Zekâ sektöründe çalışanlara yılda 1,25,000 $ ‘dan (makine öğrenimi mühendisi) 145,000 $’ a (AI mimarı) kadar değişen ve günümüzün en yüksek maaşlarından bazıları sunuluyor – bu da onu dikkat etmeniz gereken en iyi yeni teknoloji trendi yapıyor!
Yapay zekânın alt kümesi olan Makine Öğrenimi de her tür endüstride uygulanıyor ve yetenekli profesyoneller için büyük bir imkân yaratıyor. Forrester; yapay zekâ, makine öğrenimi ve otomasyonun 2025 yılına kadar ABD’deki yeni işlerin yüzde 9’unu oluşturacağını, robot izleme uzmanlığı, veri bilimciliği, otomasyon uzmanlığı ve içerik küratörlüğü gibi mesleklerle onu da aklınızda tutmanız gereken başka bir yeni teknoloji trendi haline getireceğini tahmin ediyor!
Peki Yapay Zeka ya da Makine Öğrenmesi COVID-19 sürecinde nasıl kullanıldı?
Yapay Zeka, erken bir salgın uyarı sistemi olarak kullanıldı. AI güdümlü bir algoritma olan BlueDot, Florida 4’teki Zika virüs salgınını başarılı bir şekilde tespit etmekle kalmadı aynı zamanda Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) ortaya çıkması konusunda insanları uyaran açıklamasını yayınlamasından 9 gün önce COVID-19’u tespit etti.
Huazhong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (HUST) ve Wuhan’daki Tongji Hastanesi’nden araştırmacılar, Hubei COVID-19 ile enfekte hastaların hayatta kalma oranlarını tahmin etmek için kan örneklerini hızla analiz edebilen bir yapay zekâ tanı aracı (XGBoost makine öğrenimine dayalı prognostik model) geliştirdiler ve % 90 doğru olduğu ortaya çıktı.
Çin’in Wuhan kentinde, hastaların göğüs CT (Bilgisayarlı Tomografi-BT) taraması görüntülerini analiz ederek COVID-19’u diğer pnömoni türlerinden saniyeler içinde ayırmak için bir yapay zekâ tanı aracı kullanılıyor. Yazarlar, yeni modellerinin öncü radyologların baskısını hafifletmek, erken tanı, izolasyon ve tedaviyi iyileştirmek ve böylece salgının kontrolüne katkıda bulunmak için büyük bir potansiyele sahip olduğunu iddia etti.
Derin bir öğrenme modeli olan COVID ‐ Net, COVID ‐ 19 pozitif vakaları göğüs röntgenlerinden tespit etmek ve buna en çok ihtiyaç duyanlar için tedaviyi hızlandırmak için tasarlanmıştır.
Google’ın DeepMind’ı, bilim insanlarının SARS ‐ CoV ‐ 2’nin (şiddetli akut solunum sendromu koronavirüs 2) çeşitli özelliklerini incelemesine yardımcı oluyor ve virüsün protein yapısını tahmin ediyor.
COVID-19 semptomları için kalabalıkları taramak ve kilitlenme sırasında insanları izlemek için Çin’de ve dünyanın dört bir yanında yapay zekâ tabanlı birkaç bilgisayar görüş kamerası sistemi kullanılıyor.
Temassız bir sendromik gözetim platformu olan FluSense, mevsimsel grip ve COVID-19 salgını veya SARS gibi diğer viral solunum salgınlarını tahmin etmek için kullanılır.
İlginçtir ki, yapay zekâ destekli otonom hizmet robotları ve insansı robotlar “Cloud Ginger (diğer adıyla XR-1)” Çin’in Wuhan kentindeki hastanelerde kullanılıyor. Birincisi, sağlık çalışanlarının hastalara yiyecek ve ilaçları ulaştırmasına yardımcı olmak için, ikincisi ise karantina sırasında hastaları eğlendirmek için kullanılır.
Serinin diğer yazılarında görüşmek üzere, Takipte kalmaya devam edin…

